Ana içeriğe geç

Meditasyon ve Uygulama

Meditasyona Nasıl Başlanır? Pleiades Aktivasyonundan Önce ve Sonra İlk Adım

Meditasyona başlangıç, aktivasyon öncesinde dikkat ve beden farkındalığından; sonrasında ise bedenin tanıdığı alana yeniden geçişten yararlanabilir.

Şeref Tolga Kuralay9 dakika okuma
Pleiades çalışmasında sessiz bir gözlem anı

Meditasyona başlamak isteyen birçok insan daha ilk adımda gereğinden fazla şey öğrenmeye çalışır.

Nasıl oturmalıyım?

Kaç dakika yapmalıyım?

Nefesi nasıl kullanmalıyım?

Gözler açık mı olmalı?

Düşünceler gelirse ne yapacağım?

Hangi tekniği seçmeliyim?

Zihnimi susturmam gerekiyor mu?

Aslında başlangıçta bütün bunlardan daha temel bir ayrım vardır.

Pleiades yaklaşımında meditasyona iki farklı başlangıçtan söz edebiliriz:

Henüz Pleiades aktivasyonu almadan meditasyona başlamak ve aktivasyon sonrasında meditasyona geçmek.

Bu ikisini aynı şekilde anlatmak doğru olmaz.

Çünkü aktivasyon öncesinde kişi meditasyon hâline ulaşmak için dikkat, beden farkındalığı ve düzenli uygulamadan daha fazla yararlanabilir.

Aktivasyon sonrasında ise sistem artık bu hâli tanımıştır.

Böylece meditasyon, her seferinde zihinsel olarak kurulmaya çalışılan bir durum olmaktan çıkıp daha hızlı erişilebilen bir içsel alana dönüşebilir.

Meditasyona başlamadan önce neyi amaçladığını bil

Meditasyona neden başlamak istiyorsun?

Zihnini susturmak için mi?

Rahatlamak için mi?

Enerji hissetmek için mi?

Kendini daha iyi tanımak için mi?

İçsel alanına daha doğrudan erişmek için mi?

Bu önemli.

Çünkü meditasyonu yalnızca:

“Düşüncelerimi durduracağım.”

amacıyla yaparsan ilk düşüncede başarısız olduğunu düşünebilirsin.

Ama amacın kendi iç organizasyonunu fark etmekse düşünceler bile çalışmanın parçası olur.

Pleiades açısından meditasyonun temel yönü şudur:

Kendi sisteminde olup bitene daha doğrudan erişebilmek.

Aktivasyon almadan önce meditasyona başlanabilir mi?

Elbette.

İnsan meditasyon yapmak için Pleiades aktivasyonu almak zorunda değildir.

Aktivasyon öncesinde daha klasik bir giriş faydalı olabilir.

Dikkati bedene getirmek.

Nefesi doğal biçimde fark etmek.

Düşüncenin dağıldığını görmek.

Tekrar mevcut ana dönmek.

Bu, kişinin farkındalık kapasitesini geliştirebilir.

Fakat Pleiades aktivasyonu sonrasında çalışma başka bir karakter kazanabilir.

Çünkü artık kişi sadece meditasyon hakkında bilgi sahibi değildir.

Belirli bir içsel geçişi doğrudan deneyimlemiştir.

Pleiades aktivasyonu burada neyi değiştirir?

Aktivasyonun önemli işlevlerinden biri, kişinin gündelik bilinç organizasyonu ile meditasyon hâli arasındaki geçişi deneyimlemesidir.

Bu deneyim kişide bir referans oluşturur.

Beden bu hâli tanır.

Sinir sistemi bu geçişi tanır.

Farkındalık bu alanın nasıl hissettirdiğini tanımaya başlar.

Sonraki meditasyonlarda kişi artık tamamen bilinmeyen bir alana girmeye çalışmıyordur.

Tanıdığı bir kapıya dönüyordur.

Bu nedenle meditasyona giriş daha hızlı gerçekleşebilir.

İlk Pleiades meditasyonunda ne yapmalısın?

En önemli şey fazla şey yapmamaktır.

Rahat bir şekilde otur.

Bedenin sürekli pozisyonla uğraşmayacağı bir yer seç.

Gözlerin açık veya kapalı olabilir.

Nefesi doğal bırak.

Özel bir ritim oluşturma.

Zihni susturmaya çalışma.

Bir deneyim üretmeye çalışma.

Ve aktivasyon sırasında tanıdığın içsel alana geçişin oluşmasına izin ver.

Buradaki temel hareket:

çaba değil izin vermektir.

“Aktivasyonu hatırlamam mı gerekiyor?”

Zihinsel olarak geçmiş seansı yeniden canlandırman gerekmez.

Aktivasyon sırasında ne olduğunu hatırlayıp:

“Şöyle olmuştu, yine aynısını yapmalıyım.”

demek tam tersine beklenti yaratabilir.

Amaç eski deneyimi taklit etmek değildir.

Sistemin daha önce tanıdığı geçişe yeniden izin vermektir.

Bugünkü meditasyon öncekiyle aynı olmak zorunda değildir.

İlk sefer beden hareket etmiş olabilir.

Bugün tamamen sakin olabilir.

İlk sefer gözlerin kapalıdır.

Bugün açıkken geçiş gerçekleşebilir.

Kapı tanıdıktır.

Ama içeride olan her seferinde farklı olabilir.

Meditasyona başlamak için zihnin hazır olması gerekir mi?

Hayır.

“Bugün zihnim çok yoğun, meditasyon yapamayacağım.”

diye düşünebilirsin.

Oysa meditasyon yalnızca sakin günlerde yapılmaz.

Zihin hareketliyse başlangıç noktan budur.

Beden gerginse o.

Yorgunsan o.

Amaç önce kendini ideal hâle getirip sonra meditasyona girmek değildir.

Meditasyon mevcut hâlin içinden başlar.

Pleiades aktivasyonundan sonra neden uzun hazırlık gerekmeyebilir?

Çünkü sistem meditasyon hâline geçişi daha önce deneyimlemiştir.

Klasik bir meditasyon pratiğinde insan bazen ilk dakikaları dikkati toplamak için kullanır.

Nefese döner.

Dikkati sabitler.

Zihin yavaşlar.

Sonra meditasyon derinleşebilir.

Pleiades aktivasyonundan sonra ise bu hazırlık süresi bazı kişilerde oldukça kısalabilir.

Kişi oturur.

Ve daha doğrudan geçiş başlayabilir.

Bu nedenle Pleiades meditasyonunu sadece klasik konsantrasyon diliyle anlatmak eksik olur.

Gözleri kapatmak zorunda mısın?

Hayır.

Pleiades meditasyonuna gözlerin açıkken de girebilirsin.

Bu özellikle önemlidir.

Çünkü gözler açıkken dış dünya devam eder.

Görüyorsun.

Sesler var.

Mekân var.

Ama aynı anda içsel alanla temas da korunabilir.

Bu, meditasyon ile gündelik hayat arasındaki duvarı azaltır.

İlk başta gözleri kapatmak daha kolay olabilir mi?

Bazı insanlar için evet.

Görsel uyaran azaldığı için beden ve içsel alan daha kolay fark edilebilir.

Ama bu bir zorunluluk değildir.

Zamanla gözler açık meditasyonu da deneyimlemek değerlidir.

Çünkü nihai amaç dünyayı kapattığında merkezde olmak değil, dünya açıkken de merkezi taşıyabilmektir.

Gözler açıkken nasıl bakmalısın?

Bakışı bir noktaya kilitlemek gerekmez.

Daha yumuşak ve geniş bir görüş kullanılabilir.

Bir şeyi görürsün ama onu zihinsel olarak incelemeye başlamazsın.

Çevre de görüş alanındadır.

Beden de fark edilir.

Sesler olabilir.

Düşünceler olabilir.

Ama farkındalık herhangi birine tamamen kapanmaz.

Bu, Pleiades meditasyonunda önemli bir geniş alan deneyimidir.

Nefese odaklanmak zorunda mısın?

Aktivasyon sonrası Pleiades meditasyonunda zorunlu değildir.

Eğer ayrı bir nefes çalışması yapmıyorsan nefes doğal akışında bırakılabilir.

Onu saymak gerekmez.

Derinleştirmek gerekmez.

Sürekli takip etmek de zorunlu değildir.

Nefes değişirse fark edebilirsin.

Ama meditasyon hâlinin kurulması için sürekli nefese tutunman gerekmez.

Dikkat nereye gidecek?

Bu sorunun kendisi klasik meditasyon alışkanlığından gelir.

“Bir yere odaklanmam gerekiyor.”

Pleiades meditasyonunda dikkat daha geniş kalabilir.

Beden.

Çevre.

Düşünce.

Nefes.

Alan.

Bunların hepsi farkındalık içinde olabilir.

Bir nesne meditasyonun merkezi olmak zorunda değildir.

Bu nedenle meditasyona başlarken sürekli:

“Şimdi neye dikkat etmeliyim?”

diye sormak yerine alana açılmak daha uygun olabilir.

Düşünceler gelirse ne yapacaksın?

Hiçbir özel şey yapmak zorunda değilsin.

Düşünceler olabilir.

Pleiades meditasyonuna başlamak için zihnin önce tamamen susması gerekmez.

Bir düşünce gelir.

Fark edilir.

Başka biri gelir.

Ama sen her düşünceyle uzun bir hikâye kurmak zorunda değilsin.

Düşünceler yüzeyde devam ederken meditasyon hâli de devam edebilir.

Düşünceye kapılırsan?

Olabilir.

Bir anda kendini bir planın içinde bulursun.

Sonra fark edersin.

Bu fark ediş zaten dönüş kapısıdır.

Aktivasyonla tanıdığın alanın yeniden belirginleşmesine izin verirsin.

Kendini azarlamak gerekmez.

Meditasyon:

“Hiç uzaklaşmamak”

değil,

uzaklaştığında geri dönüşü tanımaktır.

İlk meditasyonlarda bir şey hissetmek zorunda mısın?

Hayır.

Bu özellikle bilinmelidir.

Aktivasyon aldıktan sonra bile her meditasyonda yoğun bir deneyim olmak zorunda değildir.

Bazen çok belirgin bir geçiş olur.

Bazen sade.

Bazen beden hareket eder.

Bazen tamamen sakindir.

Bir şey hissetmeme korkusu meditasyonu kolayca performansa dönüştürür.

Ama Pleiades’te fenomen hedef değildir.

Erişim önemlidir.

Spontan hareketler başlarsa?

İzin verilebilir.

Ama bilinçli olarak büyütülmez.

Beden hafifçe sallanabilir.

Omurga hareket edebilir.

Baş dönebilir.

Eller açılabilir.

Bir noktada hareket durabilir.

Bütün bunlar sistemin olası cevaplarıdır.

Hareketi meditasyonun amacı hâline getirme.

Çünkü sonraki gün hiçbir şey olmayabilir.

Bu da normaldir.

Meditasyona başlarken “enerji çağırmak” gerekir mi?

Pleiades yaklaşımında esas mesele bu değildir.

Özel bir enerji çağırmak.

Bir görüntü oluşturmak.

Bir şeyin yukarıdan geldiğini hayal etmek.

Bunlar meditasyona giriş şartı değildir.

Aktivasyon sonrası kişi kendi içsel geçişine izin verir.

Çalışma dışarıdan sürekli bir şey almaya değil, kişinin kendi sisteminde erişilebilir hâle gelmiş alanla temasına dayanır.

Meditasyon öncesinde niyet kullanılabilir mi?

Kullanılabilir.

Ama niyet sonucu belirlememelidir.

“Bugün çok derin bir meditasyon yaşayacağım.”

yerine:

“Bu süre boyunca kendi alanımda ortaya çıkana izin veriyorum.”

gibi daha açık bir yön kullanılabilir.

Niyet kapıyı gösterir.

Deneyimi belirlemez.

İlk gün kaç dakika meditasyon yapmalısın?

Burada tek bir doğru süre yoktur.

Önemli olan süreyi doldurmaktan çok alana geçişi tanımaktır.

Aktivasyon sonrasında meditasyon hâline hızlı girilebildiğinde çalışmanın ilk büyük bölümü zihni hazırlamak için harcanmayabilir.

Bu nedenle kısa bir çalışma bile gerçek temas içerebilir.

Zamanla kişi kendi ritmini tanır.

Uzun meditasyon daha iyi midir?

Her zaman değil.

Bir insan on dakika boyunca çok sahici bir alanda kalabilir.

Başka biri kırk dakika boyunca sürekli “doğru yapıyor muyum?” diye kontrol edebilir.

Süre tek başına derinliği göstermez.

Meditasyonu saat üzerinden bir başarı sistemine dönüştürmemek gerekir.

Her gün yapmak gerekir mi?

Düzenlilik önemlidir.

Çünkü erişilen hattın tanıdık hâle gelmesi tekrar üzerinden güçlenebilir.

Ama düzenlilik zorunlu görev duygusuna dönüşmemelidir.

Amaç:

“Bugün meditasyon görevimi yaptım.”

demek değil.

İçsel geçiş kapasitesini canlı tutmaktır.

Aynı yerde yapmak faydalı mı?

Başlangıçta olabilir.

Aynı ortam.

Aynı sandalye.

Benzer saat.

Bunlar sisteme tanıdık bir bağlam oluşturabilir.

Bir süre sonra insan o yere oturduğunda daha hızlı geçiş yaşayabilir.

Fakat uzun vadede meditasyonun yalnızca o mekâna bağımlı kalması amaçlanmaz.

Çünkü Pleiades meditasyonunun önemli yönlerinden biri erişimin gündelik hayata yayılmasıdır.

Daha sonra farklı yerlerde meditasyon yapılabilir mi?

Evet.

Doğada.

Evde.

Bir otel odasında.

Sessiz bir alanda.

Gözler açık biçimde.

Zamanla kişi içsel alanın yalnızca özel mekâna ait olmadığını fark edebilir.

Bu önemli bir dönüşümdür.

Çünkü meditasyon dış koşullardan bağımsızlaşmaya başlar.

Pleiades meditasyonuna başlamak neden bir “teknik öğrenmekten” farklıdır?

Çünkü teknik sürekli uygulanması gereken dış prosedürdür.

Şunu yap.

Sonra bunu.

Sonra şu aşama.

Pleiades aktivasyonu sonrasında ise teknik giderek geri çekilebilir.

Çünkü beden ve farkındalık geçişi tanımıştır.

Bu durumda meditasyon daha çok bir erişim becerisine dönüşür.

Aktivasyon sonrası hemen ustalaşılır mı?

Hayır.

Geçiş hızlı olabilir ama entegrasyon zaman ister.

Meditasyon hâline kolay girmek başka şeydir.

Bu hâli düşünceler varken taşımak başka.

Gözler açıkken taşımak başka.

Dış uyaran varken başka.

İlişki içinde başka.

Bu nedenle aktivasyon başlangıç kapısını kolaylaştırabilir.

Ama yolun tamamının yerine geçmez.

Meditasyonun ilerleyen aşaması neden gözler açık yaşamdır?

Çünkü gerçek hayat gözlerin açıkken gerçekleşir.

Sadece meditasyon minderinde merkezde olmak yeterli değildir.

İnsanla konuşurken.

Bir karar verirken.

Bir yerde beklerken.

Bir tartışmada.

Kendi içsel hattını tamamen kaybetmeden kalabilmek daha geniş bir entegrasyondur.

Bu nedenle Pleiades meditasyonunun doğal yönü, özel seans alanından gündelik farkındalığa doğru ilerlemektir.

Meditasyona başladığını nasıl anlarsın?

Bir süre sonra meditasyon artık yalnızca:

“Şimdi meditasyon yapıyorum.”

dediğin yirmi dakikalık bölüm olmayabilir.

Bazen gün içinde kısa bir an gelir.

Bir yerde oturuyorsun.

Gözlerin açık.

Bir anda içsel alan tanıdık biçimde belirginleşiyor.

Beden merkezleniyor.

Düşünceler var ama arkada.

Bu geçişi tanıyorsun.

İşte uygulama bedene ve gündelik farkındalığa yerleşmeye başlamıştır.

Pleiades açısından yeni başlayan kişinin en büyük hatası nedir?

Bir şey üretmeye çalışmak.

“Derinleşmeliyim.”

“Enerji hissetmeliyim.”

“Bedenim hareket etmeli.”

“Zihnim durmalı.”

Bu beklentilerin tamamı zihinsel müdahale oluşturabilir.

Pleiades aktivasyonundan sonraki meditasyonun temel yönü bunun tersidir:

Daha az yapmak. Daha fazla izin vermek.

İlk meditasyonda sadece otursan ne olur?

Belki hiçbir büyük şey olmaz.

Ama beden meditasyon alanını tekrar tanır.

Bu bile önemlidir.

İçsel yollar tekrar üzerinden daha erişilebilir hâle gelir.

Bir gün belirgin geçiş.

Başka gün daha sade.

Böylece kişi zamanla kendi sisteminin nasıl çalıştığını öğrenir.

Meditasyona başlamak aslında neden zor değildir?

Çünkü başlangıç için olağanüstü bir hazırlığa ihtiyacın yoktur.

Pleiades aktivasyonunu aldıysan süreç daha da sadeleşebilir.

Otur.

Gözlerin açık veya kapalı olabilir.

Nefesi doğal bırak.

Zihni susturmaya çalışma.

Bir deneyim üretme.

Aktivasyonla tanıdığın alana geçişe izin ver.

Ve orada kal.

Bütün teknik ayrıntıların altında esas hareket budur.

Ontolojik olarak meditasyona başlamak ne demektir?

Dışarıya sürekli bağlanan dikkatin kendi merkezine geri dönmesine izin vermektir.

Ama Pleiades aktivasyonundan sonra bu geri dönüş zorla kurulmak zorunda olmayabilir.

Sistem geçişi tanır.

Böylece insan içeride ve dışarıda olanı aynı genişlik içinde taşımaya başlayabilir.

Başlangıçta bu bir seans hâlidir.

Zamanla bir kapasiteye dönüşebilir.

Ve belki Pleiades açısından meditasyona başlamanın en sade tarifi şudur:

Aktivasyonla kapı bir kez tanındıktan sonra meditasyona başlamak, o kapıyı her defasında yeniden inşa etmek değil; gözlerin açık ya da kapalı, zihnin sessiz ya da hareketli olsa bile, bedenin ve farkındalığın artık bildiği içsel alana yeniden geçmesine izin vermektir.


Bilgilendirme notu: Bu yazı genel bilgilendirme ve Şeref Tolga Kuralay’ın meditasyon ile Pleiades yaklaşımına ilişkin kişisel gözlem, ontolojik ve spiritüel görüşlerini içerir. “Aktivasyon”, “enerji alanı” ve bedenin bir hâli tanıması gibi anlatımlar bilimsel olarak doğrulanmış fiziksel mekanizmalar veya herkes için geçerli sonuçlar olarak sunulmaz. Meditasyon ve Pleiades sağlık hizmeti ya da psikoterapinin yerine geçmez.

Şeref Tolga Kuralay

Bilinenin ötesinde bir alternatif: Pleiades

Aldığın bilgi bir başlangıçtır. Pleiades, aynı soruya yalnızca yeni bir açıklama değil, canlı ve kişisel bir deneyim alanı önerir.

Bilinen yaklaşım

Bilinen meditasyon yaklaşımları çoğunlukla nefes, dikkat, mantra veya gözlem üzerinden ilerler.

Pleiades’te alternatif deneyim

Pleiades ise canlı rehberlikte gerçekleşen aktivasyonla başlar; amaç belirli bir zihinsel hâli zorlamak değil, kişinin kendi deneyiminin nasıl açıldığını gözlemlemektir.

Pleiades bir sağlık tedavisi değildir ve herkes için aynı deneyimi vaat etmez. Önce yaklaşımı inceleyebilir, sana uygun değilse diğer okuma yollarına dönebilirsin.

Paylaşmak istersen

Bu sayfayı ilgisini çekebilecek biriyle kolayca paylaşabilirsin.