Meditasyon denildiğinde çoğu insan sessizliği düşünür.
Sessiz bir oda.
Gözler kapalı.
Dış uyaranların mümkün olduğunca azaltıldığı bir ortam.
Bu yaklaşım değerlidir çünkü insanın dikkatini dış dünyadan kendi iç alanına çevirmesini kolaylaştırabilir.
Fakat meditasyonun mutlaka mutlak sessizlikte yapılması gerektiği düşüncesi Pleiades yaklaşımını tam olarak anlatmaz.
Pleiades’te ses, müzik ve sessizlik birbirlerinin karşıtı olarak görülmez.
Her biri insanın iç organizasyonuna farklı biçimde dokunabilir.
Bazen sessizlik gerekir.
Bazen ritim.
Bazen müzik.
Bazen insan sesi.
Bazen de dışarıda sesler devam ederken içsel alanın korunması çalışmanın kendisi hâline gelir.
Özellikle Pleiades aktivasyonundan sonra kişi meditasyon hâline geçmek için çevredeki bütün seslerin ortadan kalkmasına ihtiyaç duymayabilir.
Çünkü amaç kusursuz dış koşullar oluşturmak değil, aktivasyonla tanınmış olan içsel alana farklı koşullar altında da erişebilmektir.
Meditasyonda sessizlik neden güçlüdür?
Çünkü dışarıdaki yönlendirme azalır.
Müzik yok.
Konuşma yok.
Ritim yok.
Dikkatin tutunabileceği çok az şey vardır.
Bu durumda kişinin kendi iç hareketleri daha görünür olabilir.
Düşünceler.
Beden.
Nefes.
Huzursuzluk.
Sessizlik.
İnsan ilk kez dışarıdan sürekli yeni bir uyarım almadan kendi alanında kalır.
Bu nedenle sessiz meditasyon Pleiades içinde değerini korur.
Ama sessizliğin kendisi hedef değildir.
Bir araçtır.
Müzik meditasyonu bozar mı?
Hayır.
Fakat meditasyonun niteliğini değiştirebilir.
Müzik pasif bir arka plan değildir.
Ritim taşır.
Duygu taşır.
Hareket oluşturur.
Bazı müzikler bedeni rahatlatabilir.
Bazıları hareketlendirebilir.
Bazıları anıları yüzeye çıkarabilir.
Bazıları genişlik hissi oluşturabilir.
Bu yüzden müzik kullanıldığında insan artık yalnızca kendi iç hareketiyle değil, ses alanının oluşturduğu etkiyle de temas hâlindedir.
Bu kötü değildir.
Sadece farklı bir çalışma biçimidir.
Pleiades’te müzik neden kullanılabilir?
Çünkü insan sadece sessizlik içinde açılmaz.
Bazen ses bedenin ulaşamadığı bir katmana doğrudan dokunabilir.
Bir müzik başlar.
Daha düşünmeden beden cevap verir.
Nefes değişir.
Omuzlar gevşer.
Bir duygu gelir.
Hareket etme isteği oluşur.
Bazen insanın yıllardır zihinsel olarak ulaşamadığı bir alan birkaç saniyelik müzikle açılabilir.
Müzik burada yalnızca güzel atmosfer oluşturmaz.
İçerideki belirli bir hareketi görünür hâle getiren kapıya dönüşebilir.
Ses neden bedeni bu kadar doğrudan etkileyebilir?
Çünkü ses yalnızca zihinsel olarak dinlenen bir şey değildir.
Beden tarafından da karşılanır.
Ritim.
Titreşim.
Yoğunluk.
Tempo.
Sessizlik aralıkları.
Bunların tamamı bedenin ritmiyle ilişkiye girer.
İnsan bazı müziklerde istemeden ayağını hareket ettirir.
Bazılarında nefesi değişir.
Bazılarında gözleri dolar.
Burada önce düşünce yoktur.
Beden cevap vermiştir.
Bu nedenle ses çalışmaları Pleiades’in bedensel ve enerjik yaklaşımıyla doğal biçimde birleşebilir.
Müzik meditasyonda ne zaman yardımcı olabilir?
İnsan çok yoğun zihinsel hareket taşıyorsa müzik bazen geçişi kolaylaştırabilir.
Çünkü dikkat düşünce zincirlerinden ayrılıp ses alanına açılır.
Beden ritimle başka bir düzene geçebilir.
Aktivasyonla tanınmış meditasyon hâli daha kolay belirginleşebilir.
Ama burada amaç müziğe konsantre olmak zorunda değildir.
Müzik alanın bir parçasıdır.
Kişi yine kendi içsel geçişine izin verir.
Müzik ne zaman engel hâline gelebilir?
Kişi meditasyon hâline yalnızca belirli bir müzikle girebiliyorsa bağımlılık oluşabilir.
“Aynı parçayı açmadan meditasyona giremiyorum.”
Bu durumda müzik kapı olmaktan çıkıp şart hâline gelmiştir.
Pleiades açısından uzun vadeli yön bunun tersi olmalıdır.
Müzikle meditasyon yapabilirsin.
Sessizlikte de.
Gözler açıkken de.
Çevrede normal yaşam sesleri varken de.
Çünkü merkez dış koşula bağımlı kalmamalıdır.
Aynı müziği sürekli kullanmak doğru mu?
Bazen belirli bir çalışma için yararlı olabilir.
Aynı ses alanı tekrarlandığında sistem o müzikle belirli içsel hâl arasında ilişki kurabilir.
Müzik başladığında beden geçişi daha hızlı tanıyabilir.
Bu bir süre destekleyici olabilir.
Fakat zamanla kişi müzik olmadan da aynı alana erişebilmelidir.
Yoksa içsel geçiş dışarıdaki bir uyaranın kontrolüne bağlanır.
Pleiades aktivasyonu burada neyi değiştirir?
Aktivasyonun önemli tarafı, kişinin meditasyon hâline giden yolu kendi sisteminde tanımasıdır.
Bu nedenle müzik meditasyona sokan zorunlu araç değildir.
Kişi zaten tanıdığı hatta geçebilir.
Müzik varsa onunla birlikte.
Yoksa sessizlikte.
Bu ayrım önemlidir.
Müzik geçişi destekleyebilir; geçişin kaynağı olmak zorunda değildir.
Meditasyon müziğini dikkatle dinlemek gerekir mi?
Pleiades meditasyonunda zorunlu değildir.
Bir müzik çalıyor olabilir.
Ama kişi her notayı takip etmez.
Müziği analiz etmez.
“Şimdi şu sese odaklanmalıyım.”
diye kendisine görev vermez.
Ses gelir.
Beden onu alır.
Farkındalık devam eder.
Bu, yine çabasız farkındalık yaklaşımıyla uyumludur.
Müzik düşünceleri bastırmak için kullanılmalı mı?
Bu daha problemli olabilir.
Çünkü amaç düşüncelerin sesini başka bir sesle örtmek değildir.
Eğer müzik yalnızca zihni susturmak için kullanılıyorsa düşünceyle ilişkinin kendisi görünmez kalabilir.
Pleiades açısından müzik düşüncenin düşmanı değildir.
Bir çalışma alanıdır.
Düşünceler olabilir.
Müzik de olabilir.
İçsel merkez de.
Hepsi aynı anda taşınabilir.
Müzik varken düşünmek meditasyonu bozar mı?
Hayır.
Nasıl sessiz meditasyonda düşünceler bulunabiliyorsa müzikli meditasyonda da bulunabilir.
Asıl soru düşüncenin seni tamamen kendi içine çekip çekmediğidir.
Müzik çalıyor.
Bir düşünce geliyor.
Beden hissediliyor.
Bütün bunların altında aktivasyonla tanıdığın alan korunabiliyorsa meditasyon devam edebilir.
Müzik neden bazen duyguları açar?
Çünkü müzik zihinsel savunmaların çevresinden dolaşabilir.
Bir melodiyi duyarsın.
Bir anda eski bir anı.
Bir duygu.
Bir insan.
Bir dönem.
Bunun için bilinçli olarak düşünmene gerek yoktur.
Ses, içsel yapıdaki belirli bir kayıtla rezonansa girmiştir.
Pleiades açısından burada hemen:
“Bu müzik şunu açtı.”
diye kesin açıklama yapmak gerekmez.
Önce deneyime bakılır.
Ne oldu?
Beden nerede cevap verdi?
Sonrasında ne değişti?
Ağlama gelirse?
Gelmesine izin verilebilir.
Müzik bazı insanlarda çok hızlı duygusal alan açabilir.
Ama burada da amaç ağlama üretmek değildir.
Bir şarkı “duygu boşaltma aracı” olarak mekanik biçimde kullanılmamalıdır.
Duygu geliyorsa gelir.
Gelmiyorsa zorlanmaz.
Müzik beden hareketlerini artırabilir mi?
Evet.
Özellikle ritim belirginse bedenin spontan hareketi kolaylaşabilir.
Sallanma.
Baş hareketi.
Omurgada akış.
Ellerde hareket.
Dans etme isteği.
Bazen meditasyon hareketsiz oturuştan hareketli farkındalığa doğru geçebilir.
Pleiades açısından bu geçiş doğal olabilir.
Çünkü meditasyonun özü bedenin hiç hareket etmemesi değildir.
Farkındalığın hareketin içinde korunabilmesidir.
Hareketli meditasyon ile dans aynı şey midir?
Her dans meditasyon değildir.
Ama dans meditasyona dönüşebilir.
Fark şu olabilir:
Sadece müziğe kapılıp otomatik olarak hareket etmek başka.
Hareket ederken bedenini, nefesini, alanını ve içsel değişimleri fark etmek başka.
Pleiades’te müzik ve hareket birlikte kullanıldığında amaç estetik dans etmek değildir.
Bedenin kendisini nasıl ifade etmek istediğine alan açmaktır.
Beden müzikte neden sessizlikten farklı cevap verir?
Çünkü sessizlik dışarıdan bir ritim sunmaz.
Beden kendi hareketini daha çıplak biçimde gösterir.
Müzikte ise dış ritim vardır.
Beden onunla ilişki kurar.
Bu nedenle iki çalışma farklı veriler sunabilir.
Sessizlikte donuk olan bir beden müzikte açılabilir.
Müzikte sürekli hareket eden kişi sessizlikte huzursuz olabilir.
Bu karşıtlık kişinin yapısı hakkında önemli bilgi verir.
Pleiades neden hem sessizliği hem müziği kullanabilir?
Çünkü bir koşulda rahat olmak bütünlük değildir.
Sessizlikte rahat mısın?
Peki ses içinde?
Müzikte açılıyor musun?
Peki müzik bittiğinde ne oluyor?
İç merkez hâlâ var mı?
Pleiades farklı alanları birbirine karşı kullanmaz.
Birinden diğerine geçişi gözlemler.
Müziğin bitmesi de çalışma olabilir
Bir parça çalıyor.
Beden hareketli.
Enerji yoğun.
Sonra müzik kesiliyor.
Bir anda sessizlik.
İşte o anda çok önemli bir eşik ortaya çıkar.
Müzikle açılan hareket sessizlikte ne oluyor?
Hemen kapanıyor mu?
Devam mı ediyor?
Alan daha mı belirgin?
Bu geçiş bazen müziğin kendisinden daha öğretici olabilir.
Ses ve sessizlik birbirinin zıttı değildir
Sessizlik sesi taşır.
Ses sessizliğin içinden çıkar ve yeniden ona döner.
Bir müzik parçasını anlamlı yapan yalnızca notalar değildir.
Notaların arasındaki boşluklar da vardır.
Pleiades meditasyonunda da benzer bir yapı düşünülebilir.
Düşünce var.
Arasında boşluk.
Ses var.
Sonra sessizlik.
Hareket var.
Sonra durma.
İnsan zamanla sadece hareketleri değil, hareketler arasındaki alanı da fark etmeye başlar.
Karaoke neden Pleiades kampında önemli bir ses çalışmasıdır?
Çünkü orada müzik yalnızca dinlenmez.
Kişi ses üretir.
Bu büyük bir farktır.
Pasif dinleyiciden aktif ifadeye geçilir.
Mikrofon alınır.
Nefes kullanılır.
Ses çıkar.
İnsanlar bakar.
Bir anda ifade, görünürlük, beden ve sosyal alan aynı noktada birleşir.
Bu nedenle karaoke yalnızca eğlenceli bir gece değildir.
Pleiades’in ses, ifade ve görünürlük alanının doğal uzantısı olabilir.
Şarkı söylemek neden meditatif olabilir?
Çünkü gerçekten şarkının içine girdiğinde düşünce azalabilir.
Nefes.
Ses.
Beden.
Ritim.
Aynı anda çalışır.
İnsan bir süre için kendi hakkındaki hikâyeleri unutabilir.
Sadece ses vardır.
Bu da mevcut ana çok güçlü bir geçiş olabilir.
Ama amaç iyi şarkı söylemek değildir.
Sesin içinden kendinle nasıl ilişki kurduğunu görmek önemlidir.
Sesinden utanıyorsan ne olur?
İşte çalışma orada başlar.
“Sesim kötü.”
“İnsanlar güler.”
“Yanlış söylerim.”
Bunlar düşüncedir.
Sonra beden cevap verir.
Boğaz kapanır.
Nefes daralır.
Ses küçülür.
Karaoke bu örüntüyü görünür hâle getirir.
Meditasyonda gözlemlenen zihinsel yapı burada doğrudan beden ve davranış hâline gelmiştir.
Pleiades’te müzik sadece sakinleştirici mi olmalıdır?
Hayır.
Çünkü insanın her zaman sakinleşmeye ihtiyacı yoktur.
Bazen enerji hareket etmelidir.
Bazen canlılık.
Bazen neşe.
Bazen ritim bedeni daha fazla açabilir.
Bu nedenle müziğin işlevi çalışmaya göre değişebilir.
Ama temel amaç insanı sürekli uyarılmış hâlde tutmak değildir.
Aktivasyon ile entegrasyon arasında denge gerekir.
Çok yoğun müzik her zaman daha güçlü çalışma mı demektir?
Hayır.
Aynı diğer deneyimlerde olduğu gibi sesin şiddeti ile çalışmanın derinliği aynı değildir.
Daha yüksek ses.
Daha güçlü ritim.
Daha yoğun duygu.
Bunlar daha büyük fenomen yaratabilir.
Ama kişinin içsel kapasitesinin daha fazla geliştiğini göstermez.
Bazen en etkili ses tek bir sade tondur.
Bazen sessizlik.
Meditasyonda mantra veya tekrar edilen ses kullanılabilir mi?
Bu ayrı bir çalışma biçimidir.
Tekrarlanan ses, dikkatin ve iç ritmin belirli bir eksende örgütlenmesine yardımcı olabilir.
Ses tekrarlandıkça zihinsel dağılma azalabilir ve beden belirli titreşim kalıbına uyum gösterebilir.
Fakat bu durumda artık sadece pasif müzik dinlemiyorsundur.
Ses üretimi çalışmanın aktif parçasıdır.
Bu nedenle mantra veya ses tekrarı kendi yöntem mantığı içinde ele alınmalıdır.
Pleiades aktivasyonu ile ses çalışması birlikte nasıl düşünülür?
Aktivasyonla meditasyon alanına erişim kolaylaşır.
Ses daha sonra bu alan içinde farklı katmanları hareket ettirebilir.
Yani ses meditasyon hâlini sıfırdan kurmak zorunda değildir.
Zaten açılmış alanın içinde başka bir hareket yaratabilir.
Bu önemli bir ayrımdır.
Önce alan.
Sonra ses.
Ama bazı çalışmalarda ses de geçişi destekleyebilir.
Sessiz meditasyona neden yine ihtiyaç vardır?
Çünkü insan kendi içsel hattının dış desteğe bağımlı olup olmadığını ancak sessizlikte daha net görebilir.
Müzik bitti.
Rehber sesi yok.
Grup yok.
Şimdi ne oluyor?
Aktivasyonla tanıdığın alan hâlâ erişilebilir mi?
Bu yüzden sessizlik Pleiades içinde bir tür bağımsızlık alanıdır.
Kişi dışarıdaki uyaran olmadan da kendi merkezine geçebilmeyi öğrenir.
Gündelik sesler arasında meditasyon mümkün mü?
Pleiades aktivasyonu sonrasında zamanla mümkün olabilir.
Trafik sesi.
İnsanlar.
Bir kafedeki uğultu.
Doğa sesleri.
Mutlak sessizlik gerekmeyebilir.
Elbette dikkat çok yoğun dış uyaran altında daha kolay dağılabilir.
Ama amaç meditasyonu yalnızca laboratuvar koşullarına bağlamamak olduğundan, normal sesler varken de içsel hattı tanımak önemli olabilir.
Gündelik ses ile meditasyon müziği arasındaki fark nedir?
Meditasyon müziği seçilmiştir.
Belirli bir atmosfer yaratır.
Gündelik ses ise kontrolünde değildir.
Bu nedenle günlük seslerle meditasyon başka bir çalışma sunar:
Kontrol edemediğin ortam içinde merkezini korumak.
Bir araba geçiyor.
Bir kapı kapanıyor.
Bir insan konuşuyor.
Ses var.
Ama sen onu meditasyonun bozulması olarak görmüyorsun.
Ses gelir.
Geçer.
Bu neden açık göz meditasyonuyla ilişkilidir?
Çünkü ikisinde de dış dünya ortadan kaldırılmaz.
Gözler açık.
Sesler var.
Hayat devam ediyor.
Ama içsel geçiş de korunuyor.
Pleiades’in meditasyonu gündelik hayata taşıma yaklaşımı tam burada belirginleşir.
Kişi meditasyon için dünyayı susturmak zorunda kalmaz.
Kendi iç gürültüsünün ve dış dünyanın içinde daha geniş alanı tanımaya başlar.
Pleiades kampında eğlence ile meditasyonun iç içe geçmesi burada neden anlam kazanır?
Çünkü kampın bir bölümünde sessiz meditasyon olabilir.
Başka bölümünde nefes.
Sonra oyun.
Akşam müzik ve karaoke.
Bunlar birbirlerini bozan etkinlikler olarak görülmez.
Farklı bilinç ve beden hâlleri oluştururlar.
İnsan bu geçişlerde kendisini gözlemler.
Sessizlikte kimim?
Müzikte?
Sahnede?
Grup içinde?
Bütün bunlar tek bir iç haritanın parçalarıdır.
Ses alanı grup rezonansını neden artırabilir?
Bir grup aynı müziği dinlediğinde ortak ritim oluşabilir.
Bedenler farklı cevap verir ama aynı ses alanı içindedir.
Şarkı birlikte söylendiğinde bu ilişki daha da belirginleşebilir.
Tek tek sesler ortak bir ses alanına katılır.
Ezoterik açıdan grup çalışmasının güçlü taraflarından biri de budur:
Bireysel alan ile ortak alan aynı anda deneyimlenir.
Ama kişi grup içinde kendi alanını kaybetmemeli
Ortak enerji güçlü olabilir.
Müzik yükselir.
Herkes hareket eder.
Kişi gruba kapılıp kendi bedenini tamamen unutabilir.
Bu da bir deneyimdir.
Pleiades açısından amaç grup enerjisine hiç kapılmamak değildir.
Ama zamanla şunu fark edebilmektir:
Grup hareketli olsa bile ben kendi merkezimi hissedebiliyor muyum?
Bu da farkındalığın sosyal entegrasyonudur.
Ontolojik olarak ses nedir?
Görünmeyen hareketin duyulabilir biçime geçmesidir.
Önce titreşim vardır.
Sonra ses.
İnsan sesi de böyledir.
İçeride niyet.
Duygu.
Nefes.
Sonra ses olarak dışarı çıkar.
Bu nedenle ses, görünmeyen ile görünür arasındaki güçlü eşiklerden biridir.
İçerideki durum dış dünyada titreşime dönüşür.
Ve dışarıdaki titreşim yeniden başka bir insanın bedenine ulaşır.
Bu karşılıklı hareket ses çalışmalarının ezoterik derinliğini oluşturur.
Sessizlik ise ne olur?
Sesin yokluğu değil yalnızca.
Biçim almamış potansiyelin alanı.
Ses ortaya çıkar.
Bir süre vardır.
Sonra kaybolur.
Sessizlik kalır.
Meditasyonda düşüncelerle de benzer bir şey görülebilir.
Bir düşünce çıkar.
Kalır.
Geçer.
Arkasında alan vardır.
Bu nedenle ses ve sessizlik aynı temel hareketin iki yüzü gibi düşünülebilir.
Pleiades açısından meditasyonda müzik dinlenir mi?
Evet.
Ama müzik zorunlu değildir.
Sessizlik de kullanılabilir.
Gündelik ortam sesleriyle de meditasyon hâli zamanla korunabilir.
Önemli olan hangi sesin “en spiritüel” olduğu değildir.
Müziğin veya sessizliğin kişinin sisteminde nasıl çalıştığıdır.
Müzik seni açıyor mu?
Yoksa ona bağımlı mı oluyorsun?
Sessizlik seni derinleştiriyor mu?
Yoksa sessizlikte kendinden mi kaçıyorsun?
Ses içindeyken de merkezini taşıyabiliyor musun?
Asıl çalışma bu sorularda başlar.
Ve Pleiades yaklaşımında ses ile sessizlik arasındaki ilişkiyi tek cümleyle anlatmak gerekirse:
Müzik meditasyonun karşıtı değildir, sessizlik de meditasyonun şartı değildir; aktivasyonla içsel kapı tanındıktan sonra amaç, ses varken de sessizlikte de aynı merkeze erişebilmeyi ve dış koşullar değişirken içsel hattı tamamen kaybetmemeyi öğrenmektir.
Bilgilendirme notu: Bu yazı genel bilgilendirme ve Şeref Tolga Kuralay’ın meditasyon ile Pleiades yaklaşımına ilişkin kişisel gözlem, ontolojik ve spiritüel görüşlerini içerir. Sesin, müziğin, sessizliğin ve “aktivasyonla içsel alana geçişin” etkilerine ilişkin anlatımlar bilimsel olarak doğrulanmış mekanizmalar veya herkes için geçerli sonuçlar değildir. Meditasyon sağlık hizmeti ya da psikoterapinin yerine geçmez.

