“Bilinçaltımı temizlemek istiyorum” cümlesini çok duyuyorum.
Ben önce kelimeye takılıyorum:
Neden temizlemek?
Sen kirli misin?
İçinde istenmeyen anılar, korkular, alışkanlıklar veya tepkiler olabilir. İnsan bazı davranışlarının nedenini anlamayabilir. Aynı şeyi tekrar tekrar yaşadığını fark edebilir.
Ama bunlara “pislik” muamelesi yaptığında, bu defa kendinin bir bölümüne savaş açıyorsun.
Benim yaklaşımım temizlemekten çok görmeye yakın.
Bir tepkin var.
Bak.
Bir korkun var.
Bak.
Sürekli tekrar ettiğin bir ilişki biçimi var.
Yine bak.
Çünkü bazen ortadan kaldırmaya çalıştığımız şey, görülmediği için tekrar ediyordur.
Pleiades çalışmalarında kimi insanlar, yıllardır adını koyamadıkları bir tekrarın bedenlerinde nasıl iz bıraktığını ilk kez açıkça fark ettiklerini anlatıyor. Bazen ağlama, titreme, hareket etme isteği ya da uzun bir nefesle birlikte gelen ferahlama, o eski yükün gevşemesi gibi deneyimlenebiliyor. Ben bunu “insanın içini temizlemek” diye değil, saklı olanın artık saklanamaması diye anlıyorum.
Bu anlatım, kendi deneyimlerime ve çalışmalar sırasında tanıklık ettiğim katılımcı deneyimlerine dayanan ezoterik bir yorumdur; bilimsel olarak doğrulanmış bir mekanizma açıklaması değildir.
Benim için mesele insanın kendisine yeni bir savaş açması değil.
Belki de “temizlik” dediğin şey, bazı şeylerin yok olması değil; artık senden gizlenememesidir.
İnsan kendisini gördükçe, bazı şeylerle ilişkisi değişebilir.
Ama seni sana karşı savaştıran bir yöntem bana çok da özgürleştirici gelmiyor.
Çünkü belki temizlenmesi gereken sen değilsin.
Sadece kendine bakarken kullandığın gözlük biraz kirli.
— Şeref Tolga Kuralay · Profili gör →
“Bilinçaltı temizliği” denince aslında ne aranıyor?
Ben bu ifadeyi duyduğumda önce insanın gerçekten ne istediğini anlamaya çalışırım. Çoğu zaman aranan şey zihnin içinden bir şeyi silmek değil; tekrar eden bir davranıştan, korkudan veya ilişkiden artık aynı biçimde etkilenmemektir. “Temizlemek” kelimesi bazen insanı kendisinin bir bölümünü kirli görmeye götürebiliyor.
Benim yaklaşımımda daha verimli soru şu: Ne tekrar ediyor ve sen bunu ne zaman fark ediyorsun? Bir davranışı fark etmek onun hemen ortadan kalkacağı anlamına gelmez. Fakat otomatik olarak içine düşmekle, düşmeye başladığını fark etmek arasında önemli bir mesafe olabilir. Ben o mesafeyi seçim ihtimalinin başladığı yerlerden biri olarak görüyorum.
Jung’un gölge ve kompleksler üzerine düşüncesi burada bana güçlü bir kapı açıyor. Bilincin dışında bıraktığımız şey yok olmuyor; bazen bir tepki, bir ilişki seçimi ya da aynı duygusal düğüm olarak yeniden karşımıza çıkıyor. Bu nedenle bilinçdışını çöplük gibi değil, henüz tanımadığımız yanlarımızın da yaşadığı bir iç ülke gibi görüyorum.
Tekrar eden bilinçaltı kalıpları nasıl fark edilir?
Ben önce hayatın tekrarlarına bakarım. Farklı ilişkilerde benzer kırılmalar mı oluyor, aynı tür insanlara mı çekiliyorsun, karar verip sonra yeniden eski davranışa mı dönüyorsun? Bunlar bazen insanın kendisi hakkında fark edebileceği örüntülerdir; fakat her tekrarın aynı nedenden kaynaklandığını da varsaymam.
Kendi payına bakmak ile bütün sorumluluğu kendine yüklemek aynı şey değildir. Her şeyi dışarıya bırakırsan hareket alanın daralabilir; her şeyi kendine yüklersen de kendine haksızlık edebilirsin. Ben ikisinin arasında, gerçekten ne olduğunu görebileceğim daha açık bir yerde durmayı tercih ederim.
Bilinçaltındaki bir kayıt tamamen silinir mi?
Geçmiş yaşanmamış hâle gelmez. Fakat bir anıyla, bir duyguyla ya da eski bir savunmayla kurduğun ilişki değişebilir. Bir zamanlar seni bütünüyle içine çeken tepkiyi daha erken fark edebilir, aynı yerde başka bir seçim yapabilirsin.
Çalışmaların ardından bazı katılımcıların daha hafif hissettiklerini, uzun süredir taşıdıkları bir duygunun çözüldüğünü ya da hayatlarında gerçek bir yön değişikliğine gittiklerini duydum. Her deneyim aynı kapıya çıkmaz; fakat yaşanan dönüşümü sırf cetvelle ölçemiyoruz diye yok saymak da bana doğru gelmiyor.
Ben bu yüzden “silmek” yerine çoğu zaman “görmek” kelimesini daha yakın buluyorum. Geçmişin hiç olmaması başka, geçmişin her seferinde senin adına karar vermemesi başka bir şey.
Sık sorulan sorular
Bilinçaltı meditasyonla temizlenir mi?
Ben meditasyonu zihni silen bir yöntem olarak tarif etmem. Meditasyon bazı tekrarlarını, düşüncelerini veya otomatik tepkilerini fark edebileceğin bir alan oluşturabilir.
Bilinçaltı blokajı ne demek?
Bu ifade farklı yaklaşımlarda farklı anlamlarda kullanılıyor. Ben önce “blokaj” denilen şeyin hayatta hangi somut davranış, duygu veya tekrar olarak görüldüğünü anlamaya çalışırım.
Pleiades bilinçaltını temizler mi?
Pleiades’i insanın içinden bir şey silen yöntem olarak görmüyorum. Benim deneyimimde çalışma, bedende ve yaşamda izi bulunan bir duygunun görünmesine, hareket etmesine ve kimi zaman çözülür gibi deneyimlenmesine alan açabilir. Bunun biçimi ve anlamı kişiye aittir.
Yüzler değişirken hikâye neden aynı kalır?
Gölge benlik: Kendinden sakladığın yüz
Pleiades’in deneyim yaklaşımını incele
Jung kaynakları: The Shadow · The Theory of Complexes

