Ana içeriğe geç

Nasıl çalışıyoruz?

Sessizlik de var, kahkaha da. Çünkü insan bazen ikisine de ihtiyaç duyar.

Birlikte sessizce oturuyor, nefesle çalışıyor, konuşuyor ve gülüyoruz. Meditasyon kamplarında bu çalışmalar birbirine karışmadan yan yana geliyor; nefes kamplarında ise bütün dikkat nefese dönüyor. Burada, neden böyle çalıştığımızı anlatıyoruz.

Pleiades meditasyon kamplarında yalnızca meditasyon yapmıyoruz. Şeref Tolga Kuralay’ın yürüttüğü meditasyonlar ve toplu seanslar; Eda Kuralay’ın eşlik ettiği nefes ve drama çalışmalarıyla bir araya geliyor. Bazen sessizce oturuyor, bazen bir oyunun içinde kendimizi başka türlü görüyoruz. Bir akşam derin bir sohbetin içindeyken, başka bir akşam aynı masanın çevresinde kahkaha atabiliyoruz.

Nefes kamplarıysa ayrı: Bu kampları Eda Kuralay yürütüyor ve bütün çalışma nefese ayrılıyor. Çünkü her programın kendi ritmi var. Biz o ritimleri birbirine karıştırmıyor; sessizliğin de neşenin de hakkını vermeye çalışıyoruz.

Meditasyon neden merkezde?

Meditasyon bizim için hayattan uzaklaşmak değil, olup biteni daha açık fark etmektir. Zihninden geçenleri zorla susturman gerekmez. Düşünceler gelebilir, bedeninde duyumlar belirebilir, duygular değişebilir. Sen yalnızca bunları izlemeye başlarsın.

Bazen sakin bir oturuş olur. Bazen beden hareket etmek ister. Bazen de görünürde hiçbir şey olmaz. Bunların hiçbiri diğerinden daha değerli değildir. Önemli olan, yaşadığın ana dürüstçe bakabilmendir.

Aktivasyon bu anlatının neresinde?

Pleiades’te eğitim yolunun ilk seansına aktivasyon diyoruz. Bu başlangıç, kişinin kendi enerji alanını ve Bedenin Gizli Zekâsı adını verdiğimiz doğal kapasiteyi fark etmeye başladığı çalışmadır.

Aktivasyon kamplarda yapılmaz. Meditasyon kamplarındaki meditasyon ve toplu seanslardan da, Eda’nın yürüttüğü nefes kamplarından da ayrı bir yerde durur.

Seans sırasında rehber sana dokunmaz, telkin vermez ve ne hissetmen gerektiğini söylemez. Sen uzanır ya da oturursun; müzik ve sessizlik eşliğinde bedenindeki duyumları izlersin. Kimi insan sıcaklık, karıncalanma veya hareket hisseder. Kimi insan duygulanır. Kimi insan ise sessiz ve sade bir deneyim yaşar.

Biz yaşananları tek bir kalıba sokmayız. Bir hareketin ya da güçlü bir duygunun herkeste aynı anlama geldiğini söylemeyiz. Önce deneyimin kendisine bakarız.

Beden neden bazen hareket eder?

Meditasyon sırasında başın hafifçe dönebilir, ellerin hareket edebilir ya da bedenin küçük salınımlar gösterebilir. Bazı kişilerde belirgin hareketler olurken bazılarında hiç olmayabilir.

Pleiades’te bu hareketleri bir gösteri ya da başarı ölçüsü saymıyoruz. Beden bazen hareketle, bazen sessizlikle yanıt verir. Rehberin görevi de bu deneyime bir hikâye eklemek değil; çalışma sürerken yanında olmak ve sınırları gözetmektir.

Meditasyon kamplarında neler bir araya geliyor?

İnsan yalnızca düşünerek kendini tanımaz. Nefesi değiştiğinde bedeniyle ilişkisi de değişebilir. Bir drama çalışmasında yıllardır kullandığı bir rolü fark edebilir. Bir oyunda kontrolü biraz bıraktığında, gündelik hayatta sakladığı neşesi yeniden görünebilir.

Meditasyon kamplarında Şeref Tolga meditasyonları ve toplu seansları yürütür; Eda nefes ve drama çalışmalarıyla eşlik eder. Her çalışma insana başka bir yerden dokunur. Biri bedeni daha yakından duymaya yardım eder, biri duyguları görünür kılar, biri de insanın kendine fazla ciddi baktığı yeri yumuşatır.

Nefes kamplarıysa ayrı bir yapıya sahiptir. Bu kampları Eda yürütür ve çalışma bölümleri yalnızca nefese odaklanır.

Sessizlikle eğlence yan yana olabilir mi?

Olabilir. Hatta Pleiades kamplarının en belirgin taraflarından biri budur.

Günün bir bölümünde derin bir sessizlik yaşanırken, programda yer aldığı zaman akşam bir karaoke gecesinde herkes birlikte şarkı söyleyebilir. Bir sohbette hayatında kimseyle paylaşamadığın bir konuyu anlatabilir, biraz sonra birlikte gülebilirsin.

Buradaki neşe, yapılan çalışmayı hafifletmez. Tam tersine, yaşananların gündelik hayata karışmasına yardım eder. İnsan yalnızca içine dönmez; yeniden başkalarıyla buluşur.

Kampta insanlar neden çabuk yakınlaşıyor?

Gündelik hayatta çoğumuz mesleğimiz, yaşımız, geçmişimiz ve alışkanlıklarımızla tanışırız. Kampta bu etiketler biraz geride kalır. İnsanlar birbirlerini ne iş yaptıklarıyla değil, o anda paylaştıkları hâlle tanımaya başlar.

Bu yüzden bazen birkaç gün içinde yıllardır tanışıyormuş gibi bir yakınlık doğabilir. Bu yakınlık zorlanmaz ve herkesten aynı biçimde katılması beklenmez. İsteyen konuşur, isteyen bir süre dinler. Samimiyet, ancak insan kendisi olabildiğinde gerçek olur.

Yoğun bir deneyim daha iyi bir deneyim midir?

Hayır. Çok hareket etmek, çok ağlamak ya da sıra dışı bir şey hissetmek çalışmanın daha iyi geçtiğini göstermez. Aynı şekilde hiçbir şey hissetmemek de başarısızlık değildir.

Bazen önemli olan, seansın içinde yaşanan büyük bir an değil; sonrasında fark edilen küçük bir değişikliktir. Daha önce hemen tepki verdiğin bir yerde durabilmek, bedenindeki gerginliği daha erken fark etmek veya aynı düşüncenin seni nasıl dolaştırdığını görmek daha sessiz ama daha sahici olabilir.

Rehber ne yapar?

Rehber deneyimi senin adına üretmez ve yorumlamaz. Çalışmanın çerçevesini kurar, uygulamayı anlatır, ihtiyaç duyduğunda seni dinler ve güvenli sınırları korur.

Bizim için iyi rehberlik, insanı kendine bağlamak değildir. Kişinin kendi deneyimini daha açık görmesine yardım etmektir. Bu yüzden kesin sonuçlar, büyük vaatler ya da herkese uyan tek bir açıklama kullanmayız.

Kamp bitince ne kalır?

Kampta yaşananlar mekândan ayrılınca bir anda tamamlanmaz. İnsan eve döndüğünde gündelik hayat yeniden başlar: iş, aile, alışkanlıklar, eski tepkiler… Asıl farkındalık da çoğu zaman burada görünür olur.

Kendini daha erken duyuyor musun? Bir duyguyu hemen bastırmadan fark edebiliyor musun? İnsanlarla konuşurken eskiden kaçırdığın bir şeyi görebiliyor musun? Bizim için çalışmanın değeri, yalnızca kampta ne kadar yoğun yaşandığında değil; hayatına ne kadar doğal karışabildiğinde ortaya çıkar.

Pleiades’i farklı yapan ne?

Belki tek bir yöntem değil, bütün bunların bir araya geliş biçimi.

Meditasyon kamplarında meditasyon var ama hayatın dışında değil. Nefes ve drama var ama tek amaç daha güçlü bir deneyim yaşamak değil. Sohbet var ama hazır cevaplar dağıtmak için değil. Oyun ve eğlence var ama yaşananları unutturmak için değil. Nefes kamplarında ise bütün dikkat yalnızca nefese dönüyor.

Pleiades, insanın hem sessizliğine hem neşesine yer verir. Rehberler yanında olur; deneyimin sahibi yine sensindir. Ne yaşayacağını önceden söylemeyiz. Fakat nasıl çalıştığımızı, nelere dikkat ettiğimizi ve sınırlarımızı açıkça anlatırız.

Gerisini bir seansı izlerken, katılanları dinlerken ya da bir gün aynı çemberin içinde otururken kendin görebilirsin.

Anlatının ötesinde

Bazı şeyler ancak görülünce ya da yaşayan birinden dinlenince yerine oturur.