PLEIADES · ONLINE BULUŞMALAR
Gizli Öğretiler — Ustaların Yolu
Bazı bilgiler öğrenilmez. Hatırlanır.
Her buluşmada canlı anlatımın ardından ATA Karma Dilleri ile online seans.
İnsan bazen aradığı kapının önünde değil, çoktan içinde olduğunu fark eder.

İnsan yalnızca hatırladığı geçmişten mi ibarettir?
İçimizden gelen her ses bize mi aittir?
Neden bazı karşılaşmalar bizde açıklayamadığımız izler bırakır?
Ve kadim öğretilerin yüzyıllardır peşinden gittiği o soru:
Ben kimim?
Üç ay boyunca, haftada bir kez canlı Zoom'da buluşuyoruz. Her buluşmada kadim öğretilerin izinden bir konuyu açıyor, anlatımın ardından ATA Karma Dilleri ile canlı online seansa geçiyoruz.
Programın Özeti
3 Ay · 12 Canlı Buluşma · 24 Saat
- Buluşma sıklığı:
- Haftada 1
- Her buluşma:
- 2 saat
- Platform:
- Canlı Zoom
- Format:
- Konu anlatımı + ATA Karma Dilleri ile canlı online seans
12 buluşma, tek bir yolculuk
Dört eşik.
Dört melek.
Dört kapı.
Kadim hafızadan aynaya, rızkın sırrından ateşe, bilinmeyen dilden rüyalara, benliğin çözülmesinden hatırlayışa uzanan 12 ayrı buluşma.
Her hafta başka bir soru.
Her soru bir sonrakinin kapısını aralıyor.
HER BULUŞMANIN SONUNDA
Şeref Tolga Kuralay ile
Sesin açtığı alanda,
canlı bir deneyim.
Bu seans, bilinmeyen bir dilde ve her haftalık Zoom buluşmasının sonunda birlikte, canlı olarak gerçekleşecek.
Canlı seansın ayrıntıları
ATA KARMA DİLLERİ · CANLI SEANS
Anlatının bittiği yerde deneyim başlıyor.
12 canlı buluşmanın her birinin sonunda ATA Karma Dilleri ile online seans gerçekleştirilecek.
Kaynağını önceden tanımlamadan, ne yaşanması gerektiğini belirlemeden, sesin ve deneyimin açtığı alanda birlikte kalacağız.
12 buluşma. 12 canlı seans.

4 Eşik · 4 Melek · 4 Kapı
1. HaftaKadim Hafıza
Hatırlamadığımız şeyleri taşıyor olabilir miyiz?
Bazı duyguların başlangıcını bulamayız. Bazen hiç gitmediğimiz bir yer tanıdık gelir, bazen kısa bir karşılaşma içimizde uzun süre kalan bir iz bırakır.
İlk buluşmada hafıza ile hatırlamak arasındaki sınırı ve insanın geçmişten taşıdığı izleri kadim öğretilerin penceresinden keşfe açıyoruz.
2. HaftaCebrâil ve Ses
İçimizden gelen her ses bize mi ait?
İçimizde sürekli bir konuşma var. Korku konuşuyor, arzu konuşuyor, geçmiş konuşuyor. Bazen de bir şeyi nasıl bildiğimizi bilmeden biliyormuşuz gibi hissediyoruz.
Cebrâil'in haber ve vahiy ile ilişkilendirilen sembolizminden hareketle ses, sezgi, ilham ve içsel sessizlik arasındaki ince sınıra bakıyoruz.
Gelen nedir? Onu duyan kimdir?
3. HaftaAyna Kapısı
Karşına çıkan insanlar sana neyi gösteriyor?
Neden birinin küçücük bir sözü bizi günlerce etkilerken, başka birinin aynı sözü hiçbir şey uyandırmaz?
Tasavvuf düşüncesindeki ayna sembolünden hareketle ilişkilerimizi, hayranlıklarımızı, tepkilerimizi ve kendimizi başkasında nasıl gördüğümüzü araştırıyoruz.
Aynada gördüğümüz gerçekten kim?
4. HaftaGeçmişin İzi
Geçmiş gerçekten geçmişte mi kalır?
Bir olay yıllar önce bitmiş olabilir. Fakat bıraktığı iz bugün verdiğimiz bir kararın içinde yaşamaya devam edebilir.
Geçmiş, hafıza ve tekrar eden örüntüler arasındaki ilişkiye bakıyor; hikâyesini bildiğimiz ve kaynağını açıklayamadığımız izlerin bugünkü hayatımızdaki yerini sorguluyoruz.
Takvimde biten bir şey, içimizde devam edebilir mi?
5. HaftaMîkâil ve Rızkın Sırrı
Bize ulaşan şey gerçekten nereden gelir?
Rızık yalnızca para ve sahip olduklarımız mıdır?
Bazen bir insan, bir karşılaşma, hiç beklemediğimiz bir bilgi veya tam zamanında açılan bir yol hayatımızın yönünü değiştirir.
Mîkâil'in rızık ve bereketle ilişkilendirilen sembolizmi üzerinden nasip, almak, vermek ve hayatın görünmeyen düzeni üzerine konuşuyoruz.
Bize ait olanı biz mi buluruz, yoksa o da bizi mi bulur?
6. HaftaAteş Kapısı
Ateşe girmeden dönüşmek mümkün mü?
İbrahim'in ateşi yalnızca geçmişte yaşanmış bir kıssa olarak değil, insanın kendi hayatında karşılaştığı ateşlerin de sembolü olarak okunabilir.
Kayıp, belirsizlik, teslimiyet ve kontrolün elimizden çıktığı anlardan hareketle ateşin kadim sembolizmine bakıyoruz.
Ya kaçtığımız ateş, bizi başka bir şeye dönüştüren eşikse?
7. HaftaBilinmeyen Dil
Zihin anlamadığı bir şeyi hissedebilir mi?
Bir melodinin kelimeleri yoktur ama bizi ağlatabilir.
Bir sesin anlamını bilmeyiz ama içimizde bir yere dokunabilir.
Bu buluşmada sesin kelimeden önceki hâline, bilinmeyen dil deneyimine, anlam ile his arasındaki ilişkiye ve ATA Karma Dilleri'nin ortaya çıktığı deneyim alanına yaklaşıyoruz.
Ne olduğuna önceden bir isim vermeden tek bir sorunun peşinden gidiyoruz:
Anlam, kelimede mi başlar?
8. Haftaİsrâfil ve Uyanış
İnsan aynı hayatın içinde yeniden doğabilir mi?
Bazen insanın hayatında bir an gelir ve eskiden önemli olan şeyler artık aynı anlamı taşımaz.
İsrâfil ve sûr sembolizmi üzerinden uyanış, ölümden sonra diriliş fikri ve insanın kendi hayatının içinde yaşayabileceği sembolik yeniden doğuş üzerine konuşuyoruz.
Belki uyanmak yeni bir şey öğrenmek değil, uyuyan bir şeyi hatırlamaktır.
9. HaftaRüya Kapısı
Ya gördüğümüz şey, sandığımız şey değilse?
Rüyanın içindeyken gördüklerimizi gerçek kabul ederiz. Uyandığımızda ise bütün dünyanın birkaç saniye içinde anlamı değişir.
Yusuf kıssasındaki hikmetten tasavvufun hayal anlayışına uzanarak rüyaları, sembolleri ve insan zihninin gördüğü şeye nasıl anlam verdiğini araştırıyoruz.
Rüyayı yorumlayan zihin, uyanıkken gördüğümüz dünyayı da yorumluyor olabilir mi?
10. HaftaBenliğin Çözülmesi
“Ben” dediğimiz şey nedir?
“Ben böyleyim.”
Belki hayatımız boyunca en fazla inandığımız cümlelerden biri.
Ama çocukluğumuzdan bugüne düşüncelerimiz, korkularımız, arzularımız ve kimliklerimiz sürekli değişiyorsa değişmeyen “ben” nerede?
Nefs, kimlik ve tasavvuftaki fenâ düşüncesinin izinden giderek insanın kendisi hakkında kurduğu hikâyeye bakıyoruz.
Taşıdığım bütün kimlikleri çıkarırsam geriye kim kalır?
11. HaftaAzrâil ve Bırakış
Bir şey bitmeden yenisi gerçekten başlayabilir mi?
İnsan yalnızca insanları kaybetmekten korkmaz.
Kimliklerini, alışkanlıklarını, geçmişini ve yıllardır doğru bildiği şeyleri de bırakmakta zorlanır.
Azrâil ve ölüm sembolizmi üzerinden fanilik, son, bırakış ve başlangıç arasındaki görünmeyen ilişkiye bakıyoruz.
Belki bırakmak kaybetmek değildir.
12. HaftaSon Kapı ve Hatırlayış
Ya aradığın şey başından beri sendeyse?
İlk buluşmada bir soruyla başladık:
Ben kimim?
Aynadan geçtik.
Ateşin önünde durduk.
Sesi dinledik.
Rüyanın içine baktık.
Benliği sorguladık.
Bırakmayı konuştuk.
Son buluşmada insan-ı kâmil düşüncesinin izinden başladığımız yere geri dönüyoruz.
Ama artık başka bir soruyla:
Arayan kimdi ve aranan neydi?
Bu bir cevap programı değil
Hazır cevapların peşinden gitmek yerine tasavvufun sembollerine, kıssalarına ve ustaların bıraktığı izlere bakacağız.
Ayna yalnız yüzü göstermez; bazen bakışın ardında saklanan manayı da görünür kılar. Çünkü bu yolda soru yalnız bilgi istemez, insanı kendi hâline bakmaya çağırır. Bazen bir kapının açılması için cevaptan önce soru gerekir.
Tarih ve saat
Başlangıç: 4 Ekim 2026 Pazar Her hafta pazar günü · 2 saat Başlangıç saati daha sonra duyurulacak.
Katılım bilgileri
İndirim başvuru tarihine değil, ödeme tarihine göre uygulanır.
Paylaşmak istersen
Bu sayfayı ilgisini çekebilecek biriyle kolayca paylaşabilirsin.